Müşteri İlişkileri
[email protected]İnsan Kaynakları
[email protected]
So Beach, Küçük Boncuklu Koyu'nun masal diyarından fırlamış gibi görünen inci kumları üzerinde, eşsiz bir alanda konumlanıyordu. Sahip olduğu bu büyüleyici doğayı ve atmosferi yansıtacak; aynı zamanda hem sezonun açılışını duyuracak hem de So Beach'in varlığını ilk kez güçlü bir şekilde anlatacak bir reklam filmine ihtiyaç duyuyordu. Bu film, yalnızca "yeni sezon başladı" demekle yetinmemeli; So Beach'in nasıl bir yer olduğunu, insanlara nasıl hissettirdiğini ve neden tekrar tekrar tercih edildiğini tek bir anlatı içinde izleyiciye geçirmeliydi.



Marka üzerine yaptığımız araştırmalarda, So Beach'in yalnızca bir beach olarak değil; insanların kendilerini iyi hissettikleri, bağ kurdukları ve geri dönmek istedikleri bir yer olarak tanımlandığını gördük. Müşterimizin markayı anlatma biçimi ve alanı ilk kez deneyimleyenlerin yorumları, buranın tek seferlik bir destinasyondan çok zamanla bir ritüele dönüşen bir deneyim sunduğunu gösteriyordu. Bu içgörüyle stratejiyi klasik otel veya beach tanıtımlarının ötesine taşıdık. So Beach'in konumunu, doğasını ve yarattığı hissi merkeze alan; herkesin kendinden bir parça bulabileceği kişisel bir anlatı kurguladık. Ortaya çıkan fikir netti: So Beach, So You. Tıpkı bir aşk hikâyesi gibi, kendiliğinden başlayan ve zamanla derinleşen bir deneyim.
Bir adam, So Beach'in şezlonglarından birinde güneşlenmektedir. Gözleri kapalıyken marinadan gelen seslere kulak verir. Limana yaklaşan bir arkadaş grubunu fark eder. İçlerinden biri, tüm ışığı üzerinde toplamaktadır. Adam şapkasını yeniden yüzüne indirir ve kısa bir uykuya dalar. Rüyasında, o kadınla birlikte So Beach'in zarafet dolu köşelerinde dolaşır. Cabanalarda, rüzgârla havalanan perdelerin arasında yan yana uzanırlar. Birlikte dondurma alır, günü yavaşlatırlar. Akşam, S'Olive Marin Restaurant'ta romantik bir yemek yerler. Gece ilerledikçe özel DJ performansları eşliğinde müziğin ritmine ayak uydururlar. Altın gibi parlayan gün batımı ışığında adam evlenme teklif eder. Ardından çift, turkuaz denizin içinde kaybolur. Adam uyanır. Yanındaki şezlongta, az önce rüyasında gördüğü kadın havlusunu yeni sermektedir. Hikâye, So Beach'te her anın yeni bir başlangıç olabileceğini hissettirerek devam eder.

"Sahneden bir kesit"
So Beach, 2025 yaz sezonuna girerken yalnızca yeni bir sezona değil, marka algısını daha geniş kitlelere taşıyacağı güçlü bir döneme adım atıyordu. Piksel Dijital'e gelen brief, bu dönüşümü destekleyecek bütüncül bir tanıtım filmine işaret ediyordu. Geliştirme aşamasında; proje yöneticisi, kreatif direktör, yönetmen ve metin yazarı bir araya gelerek hikâyeyi netleştirdi. So Beach'e yakışan anlatının, izleyiciyi bir hayalin içine davet eden bu yapı olduğuna karar verildi. Marka kimliğiyle uyumlu kadın ve erkek cast alternatifleri belirlendi, nihai seçim marka ekibiyle birlikte yapıldı. Ulaşım ve konaklama planlamaları tamamlandı; her sahne için moodboard'lar hazırlandı. Styling, saç ve makyaj süreçleri bu doğrultuda planlandı. Çekimler üç gün boyunca, So Beach'in tüm alanlarını kapsayacak şekilde gerçekleştirildi. Plaj, cabanalar, restoran, DJ alanları ve gün batımı sekansları; yedekli çekimlerle güvence altına alındı. Yoğun tempoya rağmen ekipler arası koordinasyon sürecin sorunsuz ilerlemesini sağladı.


Ortaya çıkan tanıtım filmi, hayali bir aşk hikâyesi üzerinden So Beach deneyimini güçlü ve akılda kalıcı bir şekilde aktardı. Film; So Beach'in yalnızca bir plaj olmadığını, her ziyaretçiye kendine ait bir hikâye sunduğunu hissettirdi. Hem sezon açılışı hem de markanın ilk büyük reklam filmi olarak konumlanan bu iş, farklı dijital mecralarda paylaşılmaya başlandı ve So Beach'in bilinirliğini geniş kitlelere taşıdı. Bizim için bu proje, doğru içgörüyle kurulan bir hikâyenin markaları nasıl daha güçlü ve samimi bir noktaya taşıyabileceğinin net bir örneğiydi.
"Post prodüksiyon süreci disiplinlerarası bir yaklaşımla farklı kişilerce ortaklaşa yürütüldü."